Isı Pompasını Tercih Etmek: Bir Sosyal Sorumluluk Meselesi

//Isı Pompasını Tercih Etmek: Bir Sosyal Sorumluluk Meselesi

Isı Pompasını Tercih Etmek: Bir Sosyal Sorumluluk Meselesi

Isı pompaları meslekdaşlarımızın yakından bildiği “Ters Carnot Çevrimi” prensibi ile çalışan soğutma makineleridir. Isı pompaları sıcaklığı düşük bir ortamdan sıcaklığı daha yüksek bir ortama ısı transfer ederler. Isı pompaları yalnızca elektrikle çalışırlar, verimleri çok yüksektir: Bir birim elektrik enerjisine karşı ortalama 4-6 birim ısı enerjisi üretebilirler.

18/04/2007 tarihli 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ve 02/12/2008 tarihli Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ile ülkemizde yapı ruhsatına esas kullanım alanı 20 000 m2 üzerinde olan binalarda ısı pompalarının kullanımı yenilenebilir enerji kaynakları, kojenerasyon ve mikrojenerasyonla birlikte zorunlu kılınmıştır.

Isı pompalarının kullanımını yaygınlaştırarak, Türkiye’nin enerji giderlerini önemli ölçüde azaltmak mümkündür.

Türkiye ithal ettiği doğalgazın önemli bir bölümünü binaların ısıtılması amacıyla kazan ve kombilerde direkt yakarak tüketmektedir. Bunun yerine doğalgazla elektrik üretir ve bu elektrikle ısı pompalarını çalıştırırsak, doğalgazı direkt yakarak elde ettiğimiz ısıtma enerjisini rahatlıkla 2 katına çıkarabiliriz. Böylece Türkiye, örneğin 25 milyar dolarlık doğalgaz ithal ederek 50 milyar dolarlık doğalgazın ısıtma gücüne ulaşabilir, aradaki 25 milyar dolara eşdeğer enerjiyi ise kendi havasından ve suyundan bedava elde edebilir. Türkiye ısı pompalarının kullanımını yaygınlaştırarak yurtdışına olan “Enerji Bağımlılığı”nı önemli ölçüde azaltabilir.

Tükettiği enerji miktarı artmasına rağmen, yurtdışına olan enerji bağımlılığı yarı yarıya azaltılmış bir Türkiye’nin ne anlama geldiğini takdirlerinize bırakıyoruz.

Hava kaynaklı ısı pompaları, ısıtma yaparken atmosferi soğutan bilinen tek sistemdir. Isı pompası bu özelliği ile insanoğlu için en büyük risklerden biri sayılan gezegenin aşırı ısınma probleminin çözümüne katkı vermektedir. Isı pompalarıyla ısıtma yaparken neden olunan CO2 emisyonları, doğalgaz yakarak ısıtma yapan kazan ve kombilerin neden olduğu CO2 emisyonların ¼’ü kadardır.

Isı pompalarının kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte Kyoto protokolünün bilançosu Türkiye lehine gelişecektir.

Isı pompalı sistemlerde gaz ve yanma olayı yoktur. Dolayısıyla zehirlenme, patlama, yangın ve deprem zararları gibi riskler de oluşmamaktadır.

Isı pompalarında sadece elektrik enerjisi kullanıldığı için doğalgaz, mazot, LPG, LNG, kömür ve odun gibi enerji kaynaklarıyla ısıtma yapan sistemlerdeki enerjinin taşınması, depolanması, atıkların uzaklaştırılması, baca, koku, duman, cüruf gibi problemler ve bunların yaşam alanlarında yarattığı riskler bulunmamaktadır.

Isı pompalarının kullanımı tüm dünyada hızla artmaktadır. Kullanılan ısı pompası sistemlerinin sayıları her yıl %40 gibi artmaktadır. Avrupa’da yeni yapılan binaların büyük bir çoğunluğunda ısı pompaları monte edilmektedir. Isı pompaları AB ülkelerinde “Yenilenebilir Enerji Sistemlerinin” kullanımında en etkili araç olarak kabul edilmektedir. AB ülkelerinde ve ABD’de ısı pompalarının kullanımının artması için devletler/eyaletler/ belediyeler önemli maddi teşvikler vermektedir.

Türkiye sahip olduğu ılıman iklim şartları, doğal su kaynakları ve denizlere olan uzun sahilleriyle ısı pompasının kullanımına çok uygun, dolayısıyla şanslı bir konumdadır. Ancak Türkiye’de gerek teknisyen ve mühendisler, gerekse halk ısı pompasını yeterince tanımamaktadır.

Devlet ve kamu kurumlarımız da ısı pompasını henüz algılamış değildir. Dolayısıyla Türkiye’de ısı pompası uygulamalarına kamu tarafından henüz maddi manevi herhangi bir teşvik veya destek verilmemektedir.

Bülent Vural, Verimli Enerji Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

By |2017-03-21T11:36:50+00:0021 03 2017|Genel|Isı Pompasını Tercih Etmek: Bir Sosyal Sorumluluk Meselesi için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: