Risk Değerlendirmesi: Nasıl?- 3: Sayısallaştırma

//Risk Değerlendirmesi: Nasıl?- 3: Sayısallaştırma

Risk Değerlendirmesi: Nasıl?- 3: Sayısallaştırma

İş yeri risk değerlendirmesine devam ediyoruz. Listemiz tehlikeler ve sebep olabilecekleri zararlarla tablolaşıyor. Hep bildiğimiz gibi, hayatın bir gerçeği de “dert çok, hemdert yok az”, demek ki karşılaşabileceğimiz zararları en azından sınıflandırmak, yapabilirsek de sıralamak durumundayız ki, “kediyi nereden tutacağımızı” bilelim.

En basit sayısallaştırma bildiğiniz gibi dijital sayısallaştırma, ikileme: Var – yok. ÇSGB risk değerlendirme kılavuzları bu metotla hazırlanmıştır. Amaç kırmızı adamları yeşile dönüştürmektir.

Sonraki metot hepimizin bildiği beşli matris: Risk = İhtimal x Zarar. Bakanlık risk değerlendirmelerinde artık bu metodun kullanılmasını kabul etmiyor. Problem belli: En yüksek risk Rmax = 5 x 5 = 25. İhtimalin en düşük, zararın en büyük olduğu risk ise R1x5 = 1 x 5 = 5.

Tam burada “tablo” ile “estetize etmek” arasındaki ilişkiyi açıklamam gerekir: Tablo, satırlar ve sütunlar arasında illiyet kuran bir yapıdır. Tehlike-zarar listenize 3 sütun daha ekleyip kutulara da sayıları yazıp çarpma işlemini tanımladığınızda ortaya çıkacak görüntü bellidir. Görüntünün kurallarını biz koyduk, dönüştürmenin kurallarını da biz koyuyoruz: Riski büyük sayıdan küçük sayıya sırala, tablonun üst satırı en büyük risk, alt satırı da en küçük (=önemsiz) risk olsun. Artık tablo bize hükmektedir: Öncelik üst satırlara aittir.

Ne yaptığımızın farkında mıyız? Hayatın çok önemli bir gerçekliğini (iş sağlığı ve güvenliği) aldık, kendi yaptığımız bir tabloya resmettik, sonra bu resmi “kafamıza göre” işledik, değiştirdik, dönüştürdük. Hayatın bu çok önemli gerçekliği artık gözümüzün önünde değil, masa başındayız ve gözümüzün önünde tablo (=resim)  var. Ve hüküm veriyoruz: R5x5 çok önemlidir, R1x5 o kadar da önemli değildir. Artık hayata kastı gözümüz görmüyor, kendi oluşturduğumuz kurgu (=estetik) ile meşgulüz.

Demek ki bu beşli matris metodunu kullanamayız. Genel kullanım amaçlı daha iyi (=gerçekçi, bizi gerçeğe yabancılaştırmayan) bir metoda ihtiyacımız var; Fine Kinney metodu:

Risk = Olayın meydana gelme ihtimali x Çalışanın tehlikeye maruziyet sıklığı x Zararın şiddeti

Sayısallaştırma enteresan bir iştir: Bir sonuç ne kadar çok faktörden, hele ne kadar çok çarpandan meydana gelirse, o kadar çok ve o kadar izlenemez şekilde manipülasyona açıktır.

Sonunda iş geldi, sayıları seçmeye dayandı değil mi? Risk değerlendirmesini yapıyoruz ya, olayın meydana gelme ihtimali için bir sayı seçeceğiz, çalışanın tehlikeye maruziyet sıklığı için bir sayı seçeceğiz, zararın şiddeti için bir sayı seçeceğiz. Sonrası bize ait değil, tablo illiyet ilişkisi içinde tanımlı: Risk değeri, sıralama, önemli, önemsiz, değerlendirme dilimleri.

Peki neye göre bu sayıları seçeceğiz? Bir taraftan kaba değerlendirmeler yapmak çok da zor değil, öte taraftan art arda olan ifadeler birbirine yakın, bu ifadelere karşılık gelen sayılar birbirine uzak. Bir de sonucun 3 çarpandan oluştuğuna dikkat ederseniz geniş manipülasyon aralığını görürsünüz.

Evet, neye göre bu sayıları seçeceğiz? Ölçümüz nedir, değişik iş yerlerinde, aynı iş yerinde farklı bölümlerde  yapılan risk değerlendirmeleri, farklı kontrol listeleri arasında tutarlılık nasıl sağlanacaktır, iş yerindeki şartların değişmesi ile sayılar arasındaki anlamlı ilişki nasıl sağlanacaktır?

Önemli bir problem daha var: İşveren, çalışan ve isg uzmanı arasında, taraflardan her biri için geçerli olması gereken ortak cetvel. Kanun ve yönetmelik bu problemi tarafların birlikte ekip çalışması yapmalarını önererek çözüyor. Tamam da, bir yandan da manipülatörleri çoğalttık.

Ben çözümü bu konudaki referansların bildiriminde (=deklarasyonunda) ve risk değerlendirmesi boyunca denetlenmesinde görüyorum.

Daha Fazlası İçin:
Aslaner İSG Ekibi … 

By |2017-02-21T17:57:47+00:0024 11 2014|ISG|Risk Değerlendirmesi: Nasıl?- 3: Sayısallaştırma için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: