Risk Kontrolü: Kobi’ cesi

//Risk Kontrolü: Kobi’ cesi

Risk Kontrolü: Kobi’ cesi

Önceki yazımda belirttiğim gibi, işverenlik gerçekten de zor zanaat. Bir yandan rekabet, öte yandan iş hayatındaki yapısal sorunlar, üstüne de maalesef insanımızın hoyratlığı.

Benim yaş kuşağımda olanlar bilirler: “Eller kadir kıymet bilmiyor, Anne”. Biz kendimize, ailemize, dostlarımıza, günü paylaştığımız iş arkadaşlarımıza, çevremize … karşı hoyratız, kabayız, umarsızız. Bir başkasına isteyerek veya istemeyerek zarar verdiğimizde, aslında kendimize zarar verdiğimizi daha pek idrak edemiyoruz.

 

İşverenimiz risk değerlendirmesinin akabinde birbiri ile ilgili – ilgisiz koca bir ödev listesini kucağında bulur. Kobi’ dir, kendinden başka işi ve sorumluluğu aktaracak çalışanı da yoktur.

Bizde her Kobi aslında bir başarı öyküsüdür. İşveren bu gününe gelene kadar yedi değil yetmiş yedi düvele karşı savaşmış ve kazanmıştır.

 

İşverenimiz önce bildiklerinden, sonra çevresinden soruşturarak tedbir listesinde bulunan her bir iş kalemi için teklif alır. Tabii her teklif sahibi kendi işini bilir ve kendi çıkarını gözetir. Alınan tekliflerin fayda / maliyet oranı işverenimiz için daha baştan zarar yazacaktır.

Tedarik sürecinin en problemli yeri neresidir, bilir misiniz? Satın alanın ne satın alacağını bilmemesi. Ben buna “satın alma kalitesi” diyorum. Teknik satışta çalışan arkadaşlarım bilirler: Ne istediğini bilmeyen müşteriye, eğer dürüst ise o anda bir şey satamaz. Dürüst değil ise; konumuz tam da bu.

 

İşverenimiz batağa saplanmıştır:

  • Kontrol tedbirlerinin toplam maliyeti şişmiştir.
  • Her bir iş kalemi tedarikçisi kendi tesliminden sorumludur. İş kalemlerinin birbirleri ile muhtemel etkileşimi ihmal edilmiştir. Varsa, bu etkileşimin toplam maliyete olan etkisi de ihmal edilmiştir.
  • Kontrol tedbirlerinin iş yerinde mevcut yerleşim, üretim tarzı, teknoloji, kalite ve toplam verimlilik ile olan karşılıklı ilişkileri de ihmal edilmiştir.

Size basit bir örnek vereyim: Diyelim ki bir hat üzerinde kalıplara püskürterek malzeme döküyorsunuz, ortalık toz duman. Risk değerlendirmesi “toz var, toz önlenecek, önle!” dedi. Nasıl yapacaksınız? Üretim tarzına müdahale etmekten başka bir seçeneğiniz yok.

 

Peki, sanayileşmiş ülkelerde bu iş nasıl oluyor?

Bu ülkelerin Kobi işvereni, kaybetmemenin veya kazanmanın bir maliyeti olduğunu biliyor. Ya işletme dahilinde kendi ekibini oluşturuyor, ya da mühendislik hizmeti alıyor.

 

Bizde ise Kobi işvereni – kendi işini büyük zorluklarla, neredeyse yoktan var ettiği için olsa gerek – iki şeye saplantılıdır:

  • İşverenimiz bizzat kendisi Her Şeyi bilmektedir,
  • Kendinden başka kimseye güvenmemektedir.

Parçalar olduktan sonra bütünü o da toplar, “yapabileceği” iş için akla ve parasını kaptırmaya gerek yoktur.

 

Kendi ayağımıza kendimizin bağladığı bu akıl prangalarından kurtulalım artık.

By |2014-11-30T13:48:15+00:0030 11 2014|ISG|Risk Kontrolü: Kobi’ cesi için yorumlar kapalı
%d blogcu bunu beğendi: